Dr.Müjgân CUNBUR
Mevlana’nın düşünce sisteminde esas
olan parçadan bütüne gitmek, “fer”den asla ulaşmak, çokluktan birliğe
erişmektir. Mevlana parçanın bütünden, yani cüzün külden ayrılmamasını ister.
“Mesnevi”nin 3. cildinde Hazret-i Dekukî’yle ilgili bir hikâye anlatırken bir
hadîse işaretle Hazret-i Peygamber’in büyük kimselere “Siz benim cüzlerimsiniz.
Neden cüzü külden ayırırsınız?” diye sorduğunu, “cüz”ün “kül”den ayrılınca bir
yararı olmayacağını, vücuttan kesilen bir organın da bir işe yaramayacağını,
hatta murdar sayılacağını yazan Hz. Mevlana, aslına ulaşmayan “fer”in yani
vücuttan kopan organın öleceğini, külün de eksik kalacağını söyler. Sonra da
yedi mumun tek mum, tek mumun yedi mum, yedi mumun yedi adam, yedi adamın yedi
ağaç olmasını, her an yedi ağacın tek ağaca, tek ağacın yedi ağaca ve yedi
adama dönüşüp gaip perdesi altında sır oluşlarını anlatır.[1]