BİLİNENLER-BİLİNMEYENLER (2)

   

Şimdi gelelim sevgili Ahmet ŞAFAK’ın, mutlaka bilinmesi, öğrenilmesi gerek makalesine:

ONBİRİNCİ YÜZYILDAN GÜNÜMÜZE

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN EL KİTABI...

 

MİLLİYETÇİLİK; Batıda, sanayileşme döneminin getirdiği bir ideoloji olarak kabul edilir.Önce şehir devletleri vardır, sonra pazar birliği ile ulus meydana gelir.Yani ticaret, şehirleri ulus haline getirmiştir.

Her şey bu kadar basit değildir her halde.

İngilizlik, Almanlık, Fransızlık ortaçağda da mevcudiyetini sürdürür. Nitekim şehirler millet haline gelirken, çelik çekirdek olarak halkın temelinde bulunan etnik güç harekete geçer ve millet nihai şekline kavuşur.

Bu da 18. yüzyıla tekabül eder. Demek ki batı milliyetçiliği 18. asırda tanır.

Türk dünyası için böyle bir seyirden söz edemeyiz. Millet dediğimiz oluşum, türdeşlerinin, benzerlerin, ortak kültürlerin birleştiği, buluştuğu bir insan topluluğu ise, diğer bir anlamı da ortak inançlar, destanlar, ağıtlar, türküler, hikmet ve vecizeler oluşturmayı başarmış, bunu kendine has bir dille yaşatmış topluluktur.

Türk Milleti böyle özellikli bir millettir.

Bu hamasi bir duyguyla söylenmiş bir söz demeti değildir.Bugün tahlilini yapacağımız mucize kabilinden bir kitap, bize bu iddiali sözleri söyleme imkânı bahşediyor.

DİVAN-I LÜGATI TÜRK!..

Kaşgarlı Mahmut’un onbirinci yüz yılda yazıp, Halifeye hediye ettiği muhteşem eser. Bu eser adeta Türk Milliyetçiliğinin kaynaklarından başlıcasıdır. Çünkü Kaşgarlı Mahmut, Divan-ı Lügatı Türk ile güçlü iki dil olan Arapça ve Farsça’ya karşı Türkçe’nin engin, derin ve zengin varlığını gözler önüne sermiştir.

Kitabında yer verdiği şu sözler O’nun Türk Milletine, Türk Medeniyetine bağlılığını ifade ettiği gibi, aynı zamanda başka milletler nezdinde Türklüğün vasfını da anlatır:

 

Devamı var... (Aksakal)

Enver Özçağlayan

Bunlar da ilginizi çekebilir: